Ekonomik dalgalanmalar ve giderek artan yaşam maliyetleri karşısında birikim yapmak birçok vatandaş için zorlu bir sürece dönüşüyor. Finans uzmanlarının yaptığı son araştırmalara göre Türkiye genelinde tasarruf alışkanlıkları genellikle yastık altı nakit paralar veya düşük getirili vadeli hesaplarla sınırlı kalıyor. Ancak yüksek enflasyon ortamında tek bir yatırım aracına bağlı kalmak birikimlerin zamanla erimesine yol açabiliyor. Gelecekteki emeklilik günlerinde finansal bağımsızlığını ilan etmek ve rahat bir nefes almak isteyen bireyler için yepyeni ve psikolojik bir yatırım stratejisi ön plana çıkıyor.
Gelirin Yüzde 10 Kısmı ile Kendi Özgürlük Fonunuzu Yaratın
Tasarruf ve yatırım dünyasında başarının en büyük anahtarı matematikten ziyade psikolojik dayanıklılık olarak gösteriliyor. Uzmanlar maaş veya aylık gelir hesaba yattığı anda tüm harcamalardan önce toplam gelirin en az yüzde 10 oranındaki kısmının dokunulmaz bir fona aktarılması gerektiğini savunuyor.
Bu noktada yatırımcıların zihniyetini değiştirecek çok önemli bir kavramsal farklılık devreye giriyor:
Uzmanlar bu birikime acil durum fonu yerine özgürlük fonu isminin verilmesini tavsiye ediyor.
İnsan beyni kötü ve acil günler için para biriktirmektense gelecekteki özgürlüğünü finanse etme fikrine çok daha kolay motive oluyor.
Bu küçük isimlendirme hilesi sayesinde kişiler aylık tasarruf hedeflerine çok daha sadık kalarak harcama disiplinlerini güçlendiriyor.
Her Ay Sadece 1 Gram Altın ve 1000 TL Değerinde Fon Alışkanlığı
Birikim yapmaya başlamak için büyük sermayelere ihtiyaç duyulduğu algısı finansal özgürlüğün önündeki en büyük engellerden biri olarak kabul ediliyor. Ekonomi uzmanları yatırım yolculuğuna yeni başlayanlar için yatırılan miktardan ziyade oluşturulan alışkanlığın gücüne dikkat çekiyor.
Parasını tek bir sepette tutmak istemeyen vatandaşlar için her ay istisnasız bir şekilde uygulanması gereken strateji şu şekilde özetleniyor: Her maaş döneminde sadece 1 gram altın ve ortalama 1000 TL değerinde güvenilir bir yatırım fonu almak. Düzenli olarak tekrarlanan bu iki küçük adım uzun vadede bileşik getirinin muazzam gücü sayesinde tahmin edilemeyecek boyutlarda bir birikime dönüşüyor. Az ama istikrarlı adımlarla ilerleyen bu sistem sayesinde vatandaşlar ilerleyen yaşlarında kimseye muhtaç olmadan ekonomik kalkanlarını inşa etme fırsatı yakalıyor.